28 Temmuz 2008

24 Temmuz 2008

Aklımda bir tek sen...

1.Hafta: Antalyaspor - BEŞİKTAŞ
2.Hafta: BEŞİKTAŞ - Konyaspor
3.Hafta: Trabzonspor - BEŞİKTAŞ
4.Hafta: BEŞİKTAŞ - Gaziantepspor
5.Hafta: İBB - BEŞİKTAŞ
6.Hafta: BEŞİKTAŞ - Hacettepe
7.Hafta: Gençlerbirliği - BEŞİKTAŞ
8.Hafta: BEŞİKTAŞ - Sivasspor
9.Hafta: Kayserispor - BEŞİKTAŞ
10.Hafta: BEŞİKTAŞ - Kocaelispor
11.Hafta: Bursaspor - BEŞİKTAŞ
12.Hafta: BEŞİKTAŞ - Eskişehirspor
13.Hafta: Fenerbahçe - BEŞİKTAŞ
14.Hafta: BEŞİKTAŞ - Ankaraspor
15.Hafta: BEŞİKTAŞ - Ankaragücü
16.Hafta: Galatasaray - BEŞİKTAŞ
17.Hafta: BEŞİKTAŞ - Denizlispor
***
Antalya'da güzel başlayalım, İnönü'de 'biri atsın şampiyonluk gelsin', son hafta Denizli'de kupa alınsın. Daha sonra İnönü'de kupa töreni düzenlensin. Sezon içerisinde Sami Yen şanssızlığı kırılsın, Kadıköy'de yeni seri başlasın. Bursa hop hop hoplasın, Eskişehir yılların intikamını alamasın, Ankaragücü 32.haftaya bilendiğiyle kalsın. Güzel başlasın, güzel bitsin. Yok bunların hiç biri olmuyorsa da, o maçlarda inadına; 'aklımda bir tek sen, fikrimde bir tek sen. ne farkeder kartal sen hergün yenilsen' söylensin.
Şafak 22

22 Temmuz 2008

Bugün Boşnaklar'ın günü!

16 senedir çok gözyaşı döktünüz, inşallah bundan sonra yüzünüz bir nebze olsun gülecek.

Trofolo burada bahsetmişti taa Eylül 2007'de The Hunting Party adlı filmden. Ben de gittikten sonra burada yazmıştım düşündüklerimi (gerçi çok filmle alakalı değildi, genel görüşümdü). Filmde konusu geçen isim Sırp Radovan Karadzic. Yaklaşık 11 bin Saraybosnalının ölümünden sorumlu tutulan Sırbistan eski devlet başkanı.

Filmin o günleri ve sonrasını anlatan olay repliği şuydu; "Bir savaş suçlusunu biz 2 günde bulurken, diğerleri 5 yıldır nasıl bulamıyorlar". Ve bu replikte geçtiği gibi, 5 yılda dahi bulup tutuklayamamışlardı Karadzic'i. Daha doğrusu bulmak kolaydı da, nedense birileri bulduktan sonra yapılması gerekenleri yerine getiremiyordu. Ta ki düne kadar. Evet, Sırp iti Karadzic 13 yıl sonra bulundu ve tutuklandı. Hangi dağda kurt öldü bilinmez ama nihayet birileri Karadzic'i buldu. Peki Karadzic'in bulunuşunun, Srebrenica katliamında ölenlerin yakınlarının Hollanda'ya açtığı davadan kısa bir süre sonraya denk gelmesi tesadüf müdür ? Bilinmez...

Filmlere konu olan, onbinlerce insanı katleden ve yakınlarına büyük acılar yaşatan, kadın, bebek demeksizin şerefsizliklerini yapmaya devam eden Sırp iti artık bulundu. Boşnak kardeşlerimiz Saraybosna'da kutlamalara başlamış bile. Yüreklerindeki acı her ne kadar dinmeyecek olsa da, bir nebze olsun rahatlamışlardır, eminim. Ancak asıl kutlama, Miloseviç'ten sonra bu itin de öldüğü gün olacak şüphesiz.

21 Temmuz 2008

16 Temmuz 2008

Gitme

''Ben Beşiktaşlıyım.. Bu takımın kaptanlığına kadar geldim. Bir yere gitmek istemiyorum. Futbol yaşantımı siyah beyazlı formanın kaptanı olarak noktalamak en büyük idealim. Beşiktaş'ta kalmak için sonuna kadar direneceğim. Hangi fedakârlığı yapmam gerekiyorsa yapacağım. Ama her şeyi dener yine de takımda kalmayı başaramazsam, ne Fenerbahçe'ye ne de Galatasaray'a giderim. Yurt dışında kendime bir kulüp bulur, futboluma orada devam ederim. Beşiktaşlı Toraman Fenerli oldu, Galatasaraylı oldu dedirtmem kendime...''
Kaynak
***
İbrahim Toraman - Kutsal Forma

13 Temmuz 2008

1991 - 2008

Ekim 2003'ten beri beklediğim gündü bugün.
Şu tablo için neler verilmez ki.

11 Temmuz 2008

BEŞİKTAŞ'ın büyüklüğü...

İslam Çupi’nin “Fenerbahçe’nin büyüklüğü başka bir büyüklüktür” sözü ünlüdür. Sizi bilmem ama Fenerbahçe’yi bilmeden Galatasaray’ın büyüklüğünü, Galatasaray’ı bilmeden Fenerbahçe’nin büyüklüğünü anlamak mümkün değildir. Ama asıl Beşiktaş’in büyüklüğü başka bir büyüklüktür. İki takımı da bilmek gerekmez. Galatasaray ve Fenerbahçe takımlarından bir tanesi Türk futbolunda olmasa diğeri varolma aşkından çok şey kaybeder. Ama Beşiktaş öyle değildir. Onu büyük yapan başka değerlerdir. Bu iki takımın ezeli rekabetinden farkli değerler. Bunu anlatmak zor. Bir Galatasaray’lı olarak hele mümkün değil.

Uçan Hollandalı - Değer

***

Başka bir blog'dan alıp, bloguma koyduğum sanırım ilk yazı. Çok güzel yazılmış, bir Galatasaraylının yazması ayrı güzellik. Yazının öncesi ve sonrası linkte mevcut. Doğru tespitlerle süslenmiş. Ancak ben özellikle bu paragrafı tuttum. Ellerinize sağlık...