20 Temmuz 2007

33 yıl önce bu gece...


Ne eoka'yi,
Ne Akritas Plani'ni ve plani yapan makarios'u,
Ne 25 Aralik 1963'u
Ne Gecitkale-Bogazici'ne yapilan saldiriyi
Ne Sampson'i,
Ne garantor devlet olan Ingiltere'nin,antlasmalardaki maddeleri uygulamamasini,
Ne tum batinin bu katliamlara seyirci kalmasini
UNUTMADIK !

1963'te iki uc ucusla birileri panikledi,
1967'de "TURKIYE HAZIRLANIYOR" denilince birileri korktu,
ancak cekirge iki kere sicradi.
1974'te daha onceki iki seferde TURKIYE'nin sabir cekmesini, "bisey yapamazlar" gibi algilayanlar cevaplarini aldilar.

20 TEMMUZ 1974! gununun ilk saatlerinde once bombardiman basladi. Daha sonra Mersin'den kalkan gemilerimiz saat 06.15'te adaya vardi
20 Temmuz gunu rumlar buyuk bozguna ugradi.
21 Temmuz'da daha da kuvvetlenen ordumuz,rum kuvvetlerine karsi tam ustunluk sagladi,
22 Temmuz gunu cikarma yapan askerlerimiz birleserek dogu ve batiya dogru harekati genisletti,
23 Temmuz'da 29 araclik rum konvoyu pusuya dusuruldu ve imha edildi!,
25 Temmuz'da Ingiltere-yunanistan ve TURKIYE arasinda gorusmeler basladi,
30 Temmuz'a kadar gorusmeler devam etti ve 1 hafta ara verilmesi kararlastirildi.
8 Agustos'ta gorusmeler yeniden basladi.
8-14 Agustos tarihleri arasinda gorusmeler devam etti ancak basarisizlikla sonuclandi.
14 Agustos gunu kalles rumlar yeni bir katliam yapti. Bazi Turk koylerindeki vatandaslarimizi topluca katlettiler.
15-16 Agustos tarihlerinde Turk birlikleri harekata devam etti ve Magosa,Lefkosa ve Lefte'nin bir kismini tamamen kontrol altina aldilar.

Savasin sonunda 498 Turk askeri ve 270 Kibris Turk'u sehit oldu.
Ancak Turkiye bu harekatla tum dunyaya Kibrisl Turklerin guvenligini tehlikeye atacak her turlu girisime kayitsiz kalmayacagini gosterdi.

Daha sonra 13 Subat 1975'te Kibris Turk Federe Devleti,15 Kasim 1983'te ise KKTC ilan edildi.

Allah bu cikarma oncesinde 1963-1974 yillari arasinda yapilan katliamlarda oldurulen,
1974 cikarmasinda er olarak yer alip sehit dusen,
1974 cikarma sirasinda katledilen,
vatandaslarimizin ruhlari sad,mekanlarini cennet eylesin.

***

33 yil once bu gece gittik kibrisa,
Dar ettik adayi ruma yunana!


Kurtlar yokken efelenir çakallar.
Kurtlar yokken coşar soytarılar.
Verilen her aranın bir sonu var
Kurtlar mekana girdiğinde itler ayağa kalkar

7 Temmuz 2007

Ya Sabır...

Genelkurmay Başkanlığı, Yunan savaş uçaklarının bu yıl Türk hava sahasını 51 defa ihlal ettiği, Ege ve Akdeniz'de eğitim ve tatbikat uçuşu yapan Türk uçaklarına da 178 kez müdahale edildiğini açıkladı.
15 Mayıs 2007

Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan hava sahası ihlallerine ilişkin açıklamada, Yunanistan'a ait 2 adet A-7 uçağının, dün Limni Adası'nın güneyinde 1 nolu (A-0984/07-01) notamlı sahayı 3 dakika süreyle ihlal ettiği, gerekli girişimlerde bulunulması amacıyla olayın Dışişleri Bakanlığına bildirildiği belirtildi.
12 Haziran 2007

Yunanistan'a ait sahil güvenlik botlarının dün Türkiye karasularını ihlal ettiği bildirildi. Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan "2007 yılı kara suları ihlalleri"ne ilişkin duyuruda, Yunanistan'a ait sahil güvenlik botlarının, dün saat 05.55'de ve 20.45'de Bodrum'un güneybatısında Türkiye karasularını 10'ar dakika süreyle ihlal ettikleri belirtildi.
06 Temmuz 2007

Yunan Genelkurmay Başkanlığı tarafından düzenlenen kriz yönetim seminerinde Türkiye’yi bölünmüş bir şekilde gösteren bir harita açılması üzerine toplantıya katılan Türkiyenin Atina Askeri Ateşesi durumu protesto ederek toplantıyı terk etti.
06 Temmuz 2007

*

Sabır!
Sabır!
Sabır!
Sabır!

24 Haziran 2007

Yerim ben böyle duruşu..

İşte Beşiktaş duruşu bu
Kaptan İbrahim masaya oturdu, pazarlık bile yapmadan imzayı attı
http://www.milliyet.com.tr/2007/06/24/spor/spo05.html

Ilk cumle ne kadar guzel degil mi ?
Yalniz haberi gorunce tuylerim urperdi.
Devami ;
"Profesyonellik ve istikrar konusunda örnek bir oyuncu olan Üzülmez'e yönetim yıllık 1.5 milyon YTL ödeyecek."

1.5 milyon YTL Ibrahim'in masaya oturup,pazarlik yapmadigi miktar. Pes yani.
Neyse,yine devami var ;
"Para her şey değildir. Hele hele o takımda kaptansanız, arkadaşlarınıza örnek olmak zorundasınız."

Ibrahim su cumleyi sarfetmis midir bilmiyorum.
Bu haber yalanlanir mi bilmiyorum.
Ancak asgari ucretin aylik 419 ytl oldugu ulkede, 1 yilda 1.5 milyon ytl kazanip "para her sey degildir" demek bu haberi okuyacaklara ayiptir.

Ibrahim soylediyse su cumleleri ona,
soylemediyse bu sozleri gazeteye yazip "durus" temelli bir yazi yazan bu haberin yapimcisina yaziklar olsun.

1.5 milyon YTL yillik alacagim,bir de buna Besiktaslilik durusu denecek..
Yerim ben böyle duruşu..

22 Haziran 2007

4.Windsor Seferi

4.Windsor seferinin ana sebebi buyuk ablam ve enistemin mezuniyet torenleriydi. 12sinde basladi yolculuk. Mezuniyet toreni 14'undeydi. Yorucu ancak guzel bir gun gecirdik. Onca sinav ve emegin ardindan alinan o degerli diplomalar, sanirim hem torende yer alanlar hem toreni izleyen bizler icin yeterliydi yorgunlugumuzu unutmak icin.

Ablamin mezuniyet torenine davet edilen sahis toreni daha bir ilgi cekici kildi elbette. Davet edilen ve sembolik doktora verilen kisi Kanada 21.Basbakani Paul Martin idi. Windsor dogumlu bu eski Basbakan'i torenden sonra kuliste herkesle teker teker fotograf cektirirken gormek baya sasirticiydi. Eh bu firsat kacmazdi,ben de kucuk ablamla birlikte gittim ve fotografimizi cektirdik.
Ablamin "foto cektirebilir miyiz?" sorusuna adamin verdigi cevabin "tabii,benim icin buyuk onur" gibisinden bisey olmasi direk "wow,helal olsun be..tuttum bu adami" dememize neden oldu.
10 Kasim 1998'de okulla birlikte gittigim Anitkabir ve Cankaya ziyaretleri sirasinda donemin Reis-i Cumhuru Suleyman Demirel'le toplu halde cekilmis fotografim ve onun elinden aldigim kalemimden sonra,bu fotografin da ayri bir onemi olacak elbette. Sirada kim var acaba ?

Her ne kadar bu tebriklerden kendilerine fazlaca edilmis olsa da,yine bu sayfada da ablami ve enistemi tebrik etmek istiyorum. "Good job guys! Congratulations!"
Windsor tatili guzel gecti elbette. Bol makara,bol sohbet,bol doner,bol gezi,bol sahil turu ile sonlandi. Geriye de bu guzel fotograf kaldi.
Sali sabahi Windsor'dan yola cikarak donmeyi planlarken. Bir anda planlarin degismesiyle kendimizi Pazartesi gunu Niagara Selalelerinin etrafinda/icinde bulduk.
Kanada denilince akla ilk gelen yerlerden biri sanirim Niagara Selaleleri. 13 Agustos 1995'te ilk kez ayak bastigim Kanada'da, surekli lafi gecen bu turistik yere gidebilmek ancak yaklasik 12 sene sonra kismet oldu. Ancak belki de bu yillarda gitmem benim acimdan iyi oldu. Daha once gittigim cogu ulkeyle ilgili cok sey hatirlamadigimi dusunursek hele..

Selaleleri gorunce insanin ilk sarfettigi cumle "Allah'in hikmeti iste.." oluyor haliyle. Ilk onceleri, "aha bota bak la,selalenin altina girdi neredeyse" derken, 2saat sonra kendimizi o botun icinde bulduk. Insanlarin sican gibi islanmak icin 14 dolar verdigi bir aktivite diyebiliriz buna. Ancak gayet zevkliydi ayni zamanda. En azindan tecrube edilmemis seyleri tecrube etmistik hepimiz. Ailenin en buyugunden en kucugune herkes sirilsiklam olmustu ama,degmisti be abi..
Eh bu da bizim ufaklik. Islanmak onun cok hosuna gitmese de, bu tatli resim cikti ortaya. 3.5 yasinda olmasi nedeniyle ileride cok bisey hatirlamayacak olsa da onun icin de aslinda ilginc bir aktivite oldu bu :)

Niagara aktivitesinden sonra istikamet Toronto'ydu. Bir gece orada kalinacakti. Gecenin nasil gectigini herhalde kimse hatirlamiyordur,zira herkes yataga kendini atmak icin cok hevesliydi Toronto sinirlarina girildiginde.

Toronto sinirlarina gelindiginde , "vay be nereden nereye..hey gidi hey.." dememe sebep olan bir kare daha cikti ortaya. Yillardir adini sanini duyup,gormedigimiz Niagara Selalelerinden sonra,karsima bir anda dikilen "Air Canada Centre", elbette bir nebze duraksamami sagladi. Kucuklukten beri hayal ettigim seylerden biri NBA'de oynamak veya NBA macini salonda izlemekti. NBA salonunda mac izlemeyi gerceklestirsem de, ve hatta mac sonrasinda sahaya dalip potaya atis yapsam da, asil hayal Toronto Raptors salonunda mac izlemekti. En azindan hayalimi dusundugumde aklima gelen salon "ACC" idi. Bu daha kismet olmadi. Ancak en azindan o salonu,o yillardir adini sanini duyup,hic gormedigim salonu biraz otede gormek bile guzeldi.

Resmini cektim arabanin icinden ama tam net cikmadi. Eh bununla bir sure daha idare edecegiz. Kim bilir,belki universite icin Toronto kismet olur,bol bol giris yapabilirim bu salona. :)

Velhasil kelam,oyle ya da boyle guzel bir tatil daha sonuclandi. Geriye biraz huzun,guzel hatiralar,gulunecek/tebessum edilecek olaylar kaldi. Sorunsuz/kazasiz/belasiz atlatilan her gun icin sukredildigi gibi,bu tatil icin de sukretmek lazim tabii.

Artik geri sayim Turkiye icin iyice baslamis durumda. Safak bugun itibariyle "11". Windsor OUT,Istanbul IN. "Tutabilene ask olsun!"

15 Haziran 2007

Memlekette asker dusmanlari da var...


Nefes alamiyorum. Su tabloyu gorunce monitoru yumruklamamak icin kendimi zor tutuyorum. Beddua okumamak icin kendimi kassam da,basarili olamiyorum. Su tabloyu yaratan her kimse Allah'indan bulsun. Hem bu dunyada karsima cikarlarsa,hem de diger dunyada ellerim yakalarinda olacak.
Allah bir gun bunlarin cezasini halkin kesebilmesini nasip etsin,baska bisey istemiyorum!

11 Haziran 2007

Memlekette güzel şeyler de oluyor...

1-) SAKARYA NÖBET'TE!
HERGÜN GELEN, MEHMETÇİKLER’İN YANINDA,
HERGÜN AĞLAYAN, ŞEHİT ANALARININ YANINDA,
TÜM SAKARYA, YEDİDEN YETMİŞE ATATÜRK BULVARINDA,
SAKARYA, SABAHA KADAR VATAN İÇİN NÖBETTE!

AL BAYRAĞINI, AL AİLENİ.
AL VE NÖBETE GEL!
HEPİMİZ MEHMED’İZ,
HER ŞEHİT ANASI BİZİM DE ANAMIZDIR!

Ayrıntılar icin tıklayın.

2-) Tatvan'da 10 bin kişi terörü lanetledi!
Yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı mitingde, ‘Kahrolsun PKK’, ‘Hepimiz askeriz, PKK'ya yeteriz’, ‘Tek vatan tek bayrak’, ‘Bebek katili Apo’ yazılı pankartlar taşındı, ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’, ‘Kahrolsun PKK’ sloganları atıldı.

Ayrıntılar icin tıklayın.

***

Genelkurmayimiz halkindan "kitlesel reaksiyon" istedi, halkimiz istenileni harfiyen yerine getirmeye basladi.
Bu halk guvenirse askerine guvenir. Bu halk en cok askerini sever.
Allah'in izniyle bir butun olup,bunun da ustesinden gelecegiz!

Ne Mutlu Türküm Diyene!

29 Mayıs 2007

29 MAYIS 1453/2007



Istanbul was Constantinople
Now it's Istanbul not Constantinople
Been a long time gone
Old Constantinople's still has Turkish delight
On a moonlight night

Every gal in Constantinople
Is a Miss-stanbul, not Constantinople
So if you've date in Constantinople
She'll be waiting in Istanbul

Even old New York was once New Amsterdam
Why they changed it, I can't say
(People just liked it better that way)

Take me back to Constantinople
No, you can't go back to Constantinople
Now it's Istanbul, not Constantinople
Why did Constantinople get the works?
That's nobody's business but the Turks'
Istanbul!!


*Sultanahmet Camii - Mayis 2006


* Sultanahmet Meydani - Mayis 2006


* Sukru Saracoglu Stadi - Fenerbahce-panathinaikos - Ekim 2002

***

29 MAYIS 1453'un anlami hep bambaska oldu benim icin.
Bugun yine o gurur gununu yasiyoruz.
Dunyanin -bana gore- en guzel sehrinin Islamiyet'e gecmesi,
Turklerin tarih boyunca ezdigi yunanistan'a bir tokat daha atisi,
bir cagin bitip diger cagin baslamasi,
ilk aklima gelen nedenler bu gururu doyasiya yasamamiz icin.

ISTANBUL , 1453'TEN BERI!

4 Mayıs 2007

3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ!


3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ KUTLU OLSUN!

***
3 Mayis 1944 gunu yapilan,Ankara'da yeri yerinden oynatan yuruyusun sonucudur Turkculuk gunu. Komunist Sabahattin Ali'nin actigi davaya karsi tepkidir. O davaya karsi tokattir.
Ilk celse Turkiye genelinde buyuk yanki bulurken,ikinci celsede Turkculer gunun yanki bulmasini sagliyordu.
Issiz bir edebiyat ogretmeninin pesinden yollara dusen,Turkiye'nin dort bir yanindan gelerek o gun orada bulunan herkes bu dunyadan goctu,ancak biraktiklari mirasa hic kimse zarar veremedi,veremeyecek!