* Irmik helvasi, sen ne kadar guzel bir seysin boyle. Tabak tabak yiyebilirim....
* Avusturya, aklin var ise uzun sure karsima cikma. Bagimsizligini kazandigina pisman ederim yoksa, soylemedi deme.
31 Ocak 2009
Bir iyi bir kötü
20 Ocak 2009
3 Mart 1903
Mart’ın üçü benim doğum günüm. 1903 de doğdum ben. Mehmet Şamillerin, Hüseyin Bereketlerin, Fetgerilerin, Tayyareci Fehmi Beyler ve arkadaşlarının elinde dünyaya geldim.
Çocukluğumun ilk yılları bir konağın bahçesinde çoğu zaman jimnastik yapmakla, güreş tutmakla geçti. 5 yaşındayken meşrutiyetin ilanına tanık oldum. İki yıl sonra Serencebey’den, Ihlamur Yolu’ndan Akaretler’e taşındık. Sene 1910.
1911’de Şeref Bey elimden tuttu, büyüttü. Futbol oynamayı O öğretti bana. Ne çok sevindirmişti beni bilemezsiniz... O’nunla şereflendim ben.
Balkan Harbi çıktı, felaketler birbirini izledi. Kirasını ödeyemediğimiz için evimizi terk etmek zorunda kaldık.
Şairdim, doktordum, muallimdim... Yaşım henüz 12 idi, Çanakkale’de şehit düştüm.
Şeref Bey’i kaybedince karalar bağladım da yine de kartallar gibi saldırdım...Karakartal oldum.
Ben ilk spor kulübüydüm. İlk olmanın zorluklarını ve sorumluluklarını yaşadım. Ülkemi temsil edip ay-yıldızı göğsümde taşıdım. Tek başına milli takım oldum. Layık olabildiysem ne mutlu bana.
Zorluklarla, yokluklarla geçti yıllarımız ama yılmadım, hep mücadele ettim, sizlerin de katkısı ile birçok ilkleri başardım.
Birçok yeri sizin sayenizde gittim gördüm. Edirne’den Kars’a, Fizan’dan Alamanya’ya kadar beni hiç yalnız bırakmadınız. Daha nicemiz olacak beraber. Yepyeni bir kültürü birlikte yarattık yine birlikte yaşatacağız.
Ben varsam, biz yaşıyoruz demektir; ben varsam ölüm yok, ölüm varsa ben yokum. Belki çok yaralandım, çok saldırıya uğradım ama yıkılmadım işte.
3 Mart benim doğum günüm. 1903’ün Mart’ında doğdum ben. Adım Beşiktaş. Yaşım 106.Yine sizlerle beraber olmak istiyorum. Semtin bir kıyısı bi yanda Anadolu yakası bi yanda, tutun ellerimden. Semt Siyah desin Anadolu Beyaz, birlikte haykıralım boğazın iki yakasından; Siyaaaaah...Beyaaaaz.
O gün benim doğum günüm, hepiniz gelin. Sizi çok seviyorum.
BEŞİKTAŞ
16 Ocak 2009
22 Aralık 2008
Aldırma Kartal Aldırma... #2
Başın öne eğilmesinAldırma Kartal aldırma
Başın öne eğilmesin
Aldırma Kartal aldırma
En büyük sen değil misin
Aldırma Kartal aldırma
Aldırma Kartal Aldırma #1
16 Aralık 2008
Sallama
80 soru sorulacak. Hesaplamalarim yanlis degilse 27 civari dogru gerekiyor dersi gecebilmem icin. Yaklasik %33-34. Ancak benim hic bir bilgim yok ders ile ilgili. Okuyorum okuyorum, anlayamiyorum. Tam anladigimi dusunup soru cozmeye basliyorum, sorunun yarisinda anlamadigimi anliyorum falan filan. Sallama gucumle alakali olacak dersi gecip gecmemem. Bir de bir iki formul varmis, onlari ezberledik ona gore bakacagiz iste.
Bu konuda tecrubesi veya taktigi olan var mi ? Mesela bir asistan gecen gun eger bir sinavda sorunun cevabini bilmiyorsaniz ve seceneklerin birinde "yukaridakilerin hepsi veya hic biri" yaziliysa, direkt onu secin bu bir ogretmen psikolojisidir. Her soruya bu secenek konulmadigi icin, koyduklarinda cok buyuk ihtimalle cevap o olur demisti. Bunun gibi seyler benim aradigim.
Bir de baktim, vize ve calisma testlerinde bizim hoca daha cok B'yi secmis. Ben de B uzerinden gidecegim galiba. Hadi hayirlisi...
Not: Yaziyi yazmak icin gec kaldim farkindayim, sunun sirasinda sinava 14 saat 15 dakika kaldi yahu..
12 Aralık 2008
Notes from Toronto #2
11.45: 15 dakika yurudum, ardindan guzel bir yer buldum kendime ve hafif bir kahvalti yaptim. Kahvaltida ne vardi. Uyumaktan yemeye firsat bulamadigim, o sabahin 5.20'sinde aldigim krosan. Yanina bir seven up kaptim. Oturdum afiyetle yedim. Sonra ev halkina telefonlar ettim. Trabzonspor ve Sivasspor'un galibiyetlerini duydum, uzuldum.
***
18 saatlik guzel, biraz yorucu, biraz bunaltici ama mac ani harika bir gun oldu. Bu yaziyi cok duz yazdim farkindayim. Hic bir ozelligi yok, okumasaniz da olur hani. Ben yine de fotolarla guzellestirmeye calistim. Ki zaten ilk hedefim, 6 ay - 1yil sonra arsivi karistirdigimda o gun yaptiklarimi bulabilmek ve okuyabilmek. Onun icin, Safa gibi "ne lan bu yazi" diyenleri simdiden uyariyorum. Videolardan da bir iki tane yuklemeyi dusunuyorum bir iki gune. Velhasil, yazi dizimiz burada sona eriyor. Biletlerimin aliminda, trene istasyona varilista ve eve donuste emegi gecen herkese tesekkurler. SON!
11 Aralık 2008
Notes from Toronto #1
05.20: Evden cikiliyor. Cafe'de duruluyor, krosan alinip koyuluyor cantaya. Dogru tren istasyonu. Sagolsun abi ve ablam birakiyor istasyona kadar.
05.45: Tren hareket ediyor.
05.50: Uykuya daliniyor.
07.00: Bir uyaniyorum yanimda teyzenin teki.
08.00: Bir daha uyaniyorum, teyze yok. Inmis gitmis.
08.45: Bir daha uyaniyorum bu sefer anons sesiyle. Anonsta eleman "mekanik bir problem yuzunden yavasladik, yetkili arkadaslarimiz su an bakiyor sorunu cozmek icin, telasa gerek yok" diyor. Ki ben bunu bile dusunecek durumda degilim zaten. Daliyorum yine.
10.00: Tekrar uyaniyorum. Boynum agrimis. Toronto'ya yaklasmisiz, binalardan belli.
10.20: Iniyorum trenden.
10.35: Tren istasyonundan cikiyorum. Yer altinda dolasiyorum, magazalar, yemek yerleri vs. Kesfediyorum ortami. Nette bir yerde gormustum. Trenden cikip salona gitmek icin disari cikmamiz gerekmiyormus. Arastiriyorum, nihayet sonunda buluyorum giris kapisini. Direkt bunu cekiyorum. Bir huzur ki, anlatamam. 1998'den beri takip ettigim takim. 2001'den beri hayalini kurdugum salon. Nihayet ulan!
10.40: Kasarlasmisim tabii ortamda. Dolasiyorum etrafta. Bir bakiyorum CN Tower yazisi. Ulan oraya da mi alttan gecis var ? Harbiden varmis. Yuru babam yuru. 15 dakika yuruyorum, nihayet dibine cikiyorum CN Tower'in. Bir 25-30 adim atmam lazim ama iki bina arasi. O arayi nasil gectigimi hatirlamiyorum bile. Ben boyle ruzgar gormedim arkadas. Suratimin yandigini, cizildigini filan hissettim resmen. Oyle ki, binaya girdigimde kendime gelmem 5 dakikami aldi.
10.55: Etkinliklere gore fiyatlari ayirmislar. Ben en ucuzuna yoneliyorum. Maksat mekani gormek. Lukse gerek yok, bana gore degil. 20 dolar zaten en ucuz program. Ben o paraya neler yaparim biliyor musun sen ? Neyse, odedik bir seferligine. 11.00: Kontrollerden geciyoruz. Bizi asansore aliyorlar. Asansorun kapisi kapaniyor. Ve asansorde bizimle yukari cikan gorevlinin ilk sozleri; "Normalden fazla ruzgar oldugu icin asansor daha cok sallanabilir ve daha yavas cikabilir. Siz bu arada disari bakip bunun keyfini surun" ve benim aklimdan ilk gecenler; "iyi halt ettin Omer. Ne isin var olm senin yerden bu kadar yuksekte? Manyak misin lan sen? Acaba parami geri istesem indirirler mi?" Imkani yok tabii. Disari baka baka yukseldik. Sanirim 3-4 dakika surdu asansorle en tepeye cikmamiz. Kolay degil, 447 metre. (Bu foto asagi inilirken cekilmistir. Asansordeyken asagiyi da gorebiliyorduk boylece :/ )
Arkasi yarin, yoruldum lan...
