Bu resmi koyarak yazmisim Ekim 2007'de basketbol takimimizla ilgili yazimi burada. 13 Ekim gunu oynanan Telekom maciyla Ankara'da baslayan sezonu, 21 Mayis 2008'de yine Ankara'da oynanan bir Telekom maciyla kapatacagimizi soyleseler belki de "hadi oradan" derdik. Ancak bu dedigim gerceklesti.
Yaklasik 7 ayda oynanan toplam 3o lig + 6 play-off macinin 27'sini kazandik ancak sezona yari finalde veda ettik. Avrupa'da 17 macta 14 galibiyet 1 beraberlik 2 yenilgi aldik, ceyrek finalde veda ettik. Turkiye Kupasi ceyrek finalinde buyuk sanssizlikla Efes Pilsen'e elendik. Rakamlara bakarsaniz mukemmel denilebilecek bir sezonu, kupasiz kapattik. Belki de tarihimizin en iyi kadrolarindan birini yeterince iyi degerlendiremedik.
Yine de benim dusuncem bu kadroyu olusturan teknik ekibe ve oyuncularimiza bir tesekkur borclu oldugumuz yonunde. Bugun bir coguna kizsam da, bir cogundan ozellikle son donem icin yeterli verimi alamadigimizi dusunsem de, onlar tesekkuru hakediyor...
Hepinize tesekkurler beyler, sezon boyu didindiniz, ugrastiniz ama olmadi. Caniniz sagolsun...
22 Mayıs 2008
Teşekkür
10 Mayıs 2008
6 şehit
3 Mayıs 2008
3 Mayıs 1944
"Biz Türk'üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar, bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz. Ve her vakit bu istikamette çalışacağız. Kimseden haksız bir yere bir şey talep etmiyoruz. Atalarımızdan kalan mirasın, mefahirimizin gömülü olduğu toprakların bizim olması ülküsünü kalbimizde taşıyoruz. Oraları unutmamak istiyoruz. Ben bunları şahsım için istemiyorum. Oralarda çiftlik veya apartman yapacak değilim. Milletim için düşündüğüm haklarıdan dolayı da kimse bana vatan haini diyemez. Bu çirkef iftirayı iadeye de tenezzül etmiyorum. Kimin hain kimin vatanperver olduğunu tarih tayin edecektir. Hatta etmiştir bile..""Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan,Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir; Turan.. Durma düşman durma, gücünü artır, Türklüğün başına hakaret yağdır. Uyuyan bir kavme bu felaket azdır, vur eski kölesi utandır onu, bırakma uyusun, uyandır onu! Ülkü uğrunda gönüller delidir, kişiler ülkü uğrunda ölmelidir.."
2 Mayıs 2008
Batuhan Karadeniz
Konumundaki birçok oyuncunun Avrupa hedefi olabileceğini belirterek, ''Ama benim ilk ve son hedefim Beşiktaş'ta oynamak. Ben futbolu bırakana kadar Beşiktaş formasını giymek istiyorum. Beşiktaşlıyım ve bana 'Git' demedikleri sürece gitmem'' dedi. Siyah-beyazlı oyuncu, sadece Beşiktaş'ı sevdiğini ve takımında oynamak istediğini vurgulayarak, ''Kariyer açısından bakıldığında ise Beşiktaş'ta ve Milli Takım'da oynamak da kariyer için yeterli."
Gecen hafta 17 yasina girdi bu genc. Ismini cok duyuyorduk ancak biz de ilk kez bu sezonun 3.haftasinda gorduk kendisini. Burada yazmistik hakkinda, cildirmisti bizi o gun. Olumlu anlamda.
Bugun bir aciklamasini okudum internet'te, yukarida yazili kisim mest etti beni. 17 yasindaki bir cocuk icin cok olgun sayilabilecek aciklamalarda bulunmus. Fikri degisir belki, 3-5 sene sonra davranislari belki bu dedikleriyle uyusmaz, onu bilemeyiz simdiden. Ancak simdilik, 17 yasinda ve gelecegi parlak bir oyuncunun , onunde Ibrahim Kas gibi bonservissiz Ispanya'ya ucan bir ornek de varken , bu tur aciklamalar yapmasi benim icin onemli. Helal olsun kocum, helal olsun Batuhan...
28 Nisan 2008
Düşünmeden dalacaksın
Uzun sure sonra futbol oynadik, guzeldi. Yine hamlastigimi anladim tabii eve gelince. Baktim ileri cikinca geri donemiyorum, dedim en iyi ben stoper takilayim. Stoper mevkii'nde iyiydim de hani. Gelene dan dun vurdum, topla gelene gecit vermedim. Macin her ne kadar basinda vurdugum 3-5 topun gittigi yerlerden memnun kalmasam da, daha sonra o sorunu da halletik. 1-2 haftaya tam kivama gelirim, gider surpriz zamanlarda gol bile atarim.
Yine bir cok turden adamla beraber oynadim. Her zaman ki gibi toplanan 16 Turk'un mac oncesi kadrolari belirlemesinin 20 dakika civari surdugunu mu yazayim, "nasilsin?" diye kotu niyet beslemeden daha onceden tanidigim Fenerbahceli elemanin hatrini sordugumda "iyiyim olm ben biz hala ikinciyiz,siz kendinize bakin" seklinde cevap almami mi yazayim, benim cevap olarak bir paragraf dolusu laf edip gerginligi iki katina cikarmami mi anlatayim, espri yaptigim elemanlarin espri'nin e'sinden anlamamasina mi yanayim, yoksa faul yaptiktan sonra ozur diledigim adamin onemi yok birader dememesine nasil kil oldugumu mu yazayim. Bilemedim valla...
Bugunden cikarilan dersler de var elbette;
1- Allahina kadar gireceksin topa, dalacaksin herkese. Sonra da ne yerdekini kaldiracaksin,ne de ozur dileyeceksin. Hatta ustune "topa mudahele" diyip pislik yapacaksin. Boyle yuruyormus bu isler...
2- Millete "nasilsin?" demeyeceksin, direkt tuttuklari takimlara laf atip ortami gereceksin. Bazi insanlara nezaket kurali islemiyormus.
3- Espriyi anlayan adamlarin yaninda yapacaksin ve espriyi ciddiye alip mal mal bakanlara "ne var?" bakisi atacaksin.
Daha cok ders cikar bu futbol musabakalarindan, gelecek gunlerde yazmaya devam ederim artik...
27 Nisan 2008
3-0 > 31
Mac icin Adana karari aciklandiginda sasirdik, hatta karari elestirdik. Ne bilelim biz boylesine sicak bir ortam ile karsilasacagimizi. Grup bazinda olmasa da kisisel olarak Adana Demirspor'lularin taraftarlarimiza cana yakin davrandigi bir mac oncesi ve sonrasi yasanmis dun. Adana ve cevre illerden 5 Ocak Stadi'na akin etmis taraftarlarimizin katilimi , ligde 4. sirada olan ve muhtemelen Inter-Toto'ya gidecek takimin evinden uzakta kapali gise oynamasi, insanlarin balkonlari bile doldurmasi, guzel denilebilecek seviyede tribun yapilmasi, kucuk Rafet'in uclusu , 3 golle alinan net skor ve 3 puan... Tum bunlarin sonucunda ortaya cikan tek cumle, yukarida da yazdigi gibi; Allahina kurban Adana!
Normalde boyle fotolari sevmem, yani ustunde hayvan kadar site ismi yazanlari. Ancak bu foto gozume cok guzel gozuktugu icin kullanmak istedim. Cok guzel bir mesaj var fotografta. "Haddinizi bilin, susun, bizimle ugrasmaya kalkmayin" diyor sanki. Hani, alirsiniz boyle cevabinizi, 2 macta da madara olursunuz gibisinden. Rolantiye almasak 5 olmustu ya neyse siz bununla idare edin simdilik. 5'i de gelecek sene atariz olmazsa.
Not: Baslik Burak kardesimin kendi fikri. Caldim,cirptim buraya koydum. Bir sey demeyecegini bildigim icin sormadan bu isi yaptim. Pisman degilim hakim bey.
26 Nisan 2008
Hani olur ya...
Hani olur ya, insan bazen baska yerlerde olmayi ister. Hah, o anlarda ne hissedilirse o durumdayim iste. Gecenin 3.30'u, birazdan hava aydinlanacak. Ve ben yatagima dogru yol alacagim. Oda sicakligi yerinde, misil misil uyumam icin ortam son derece musait. Peki kalben ? I-ih degil. Hayir, isyan ettigim filan yok. Ama hani bir lamba'dan birileri ciksa, nerede olmak isterdin dese her sey degisik olabilirdi sanki. Cevap "bir otobüs" olurdu. Adana yolunda bir otobüs. Kafami yaslamisim cama. Boynumda atkim. Yanimda arkadaslarim. Tingir mingir kendi yolunda "bir otobüs", camda soyle bir pankart. Alayına gider!
Bu yaziyi uzun sure sonra bir yerde okudugum ve etkilendigim bir cumleyle bitireyim. Alen abi gecen seneki Ankaragücü macindan once kendisine sorulan bir soruya cevap verir;
"Bizim hiç kimseyle bir sorunumuz yok, biz BEŞİKTAŞLIYIZ.. Sorunu olan varsa bizim ayağımıza geLir, biz onlara gitmeyiz.. "
16 Nisan 2008
Sivas deplasmanı
(6 Nisan 2008, Sivasspor 1-2 BEŞİKTAŞ)