Salı günü çıktım Ortega Hasan ve Interli Safa ile buluştum. Sohbet muhabbet derken, Safa'yı Bostancı'ya postaladık. Hasan'ı da Ömür/İncirli metrobüs durağında postaladım. Ben de oyalanmadan eve geldim. Üstümü değişip, nete girdim. Ferrari gelmiş mi diye nette bakınırken, bir de ne göreyim! Ferrari'nin gelişinde rötar varmış, yeni açıklanan saat ise 19.30. Paldır küldür dışarı attım kendimi. 19.20'de havalimanı E Kapısı'na vardım. Kendisi 19.50'de başkanın özel uçağıyla geldi. Yaklaşık 150 kişiydik. Rakam olarak az olsa da, kendisini fazlasıyla bunaltmamıza yetti. Adama resmen saldırıldı diyebiliriz.
Ferrari kapıdan çıkmadan önce ilk olarak taraftarlar çıkartılıyordu. Ben de çıktım, kapının önünde bir yerde durdum. Sonra bir dirsek beni bir güzel sağ tarafa doğru itti. Döndüm bir baktım kameraman. İyi hoş dedik, önünden çekildik. Sonra Ferrari'yi yolcu ettik eve geldik.
Bugün ise Kanada'daki abimin msn'de 'Lig tv çalışanlarının saldırısına maruz kalan kardeşim' yazışıyla irkildim. Yoksa yoksa... O beni iten kameraman Lig Tv kameramanı mıydı ? diye düşünmeme kalmadı, screenshot'lar geldi. Evet, beni iten eleman Lig Tv kameramanıymış ve kendisi canlı yayın yapıyormuş. Baya bir kapatmışız görüntüsünü bir 3-5 saniyeliğine, sonra da bir güzel iteklemiş bizi köşeye doğru.
Sadece sırtımız değil, vücüdumuzun üst kısmı da çıkmış dışarı çıkarken. Öyle ki, Ferrari yerine ben çıkıyormuşum gibi bir hava oluşmuş bir anlığına. Velhasıl, şunu söylemeyi uygun görüyorum; Ferrari İstanbul'da, Ömer de... Ayık olmakta fayda var. Bundan sonra her an her yerde görebilirsiniz beni.
Bir daha ki hedefim 14 Temmuz kutlamalarında Pascal Nouma ile siyah beyaz çekmek...


Mehmet Akif Ersoy'un mezarı aslında Edirnekapı'daymış. Ancak iki yıl önce Edirnekapı mevkiisinde yapılan yol çalışmaları (tünel'in tamamen yıkılması vs.) sırasında Edirnekapı Şehitliğine nakledilmiş. Kendisi burada da yalnız bırakılmamış, Ahmet Naim Bey ve Süleyman Nazif'in mezarları ile yanyana olacak şekilde defnedilmiş.



Gunun tek kotu olayi, gidiste 30 dakikalik yol aldiktan sonra tup tasiyam kamyona arkadan carpmis kamyonet'te slklslp kalmis bir yasli amca'yi gormekti. Tam kaza mahalinden gecerken, o hala arabanin icindeydi ve ben birebir gordum ne halde oldugunu. Hala etkisindeyim. Umarim olum-kalim olmadan halledilmistir sorunlar. Allah yardimcilari olsun.
Sehir merkezinin girisindeki bu heykel hep ilgimi cekmistir. Bu sefer fotografini cekmeyi de basardim. Cok onemli bir zat olsa gerek, tarihte yaptiklarini ve onemini cok bilmiyorum acikcasi. Ancak heybetli bir poz ile guzel bir heykel cikmis ortaya. Bu arada yine merkez'de Ata'mizin, tam fiziki boyutlarinda yapilmis bir heykeli varmis. Sanirim Valilik binasinin onunde, emin degilim. Onun fotografini cekemedim, kotu oldu.
Her zaman oldugu gibi
Bu arada yolu dusup de kofte yiyecek olanlar, muhakkak bu firsati es gecmesinler. 3 kisi yenen yemek fiyatinin -tabii gidilen mekana gore degisebilir- Istanbul'dakinin yarisi olmasi tuhafti. Arada 2 saatlik yol var alti ustu.