7 Haziran 2008

Ottawa

Gunubirlik olarak yakin sehirlere seyahatlari Turkiye'de yapmak istiyordum aslinda. Edirne,Tekirdag,Bursa,Canakkale basta olmak uzere. Kismet bu ya, Turkiye'ye gitmeden basladik ziyaretlere. Carsamba gunu Konsolosluk'taki isler nedeniyle istikamet Kanada'nin baskenti, Ottawa'ydi. Bir kez daha anladim ki, bu sehir konsoloslugumuz orada olmasa beni bir daha omrum boyunca goremez. Buyuk konusmak guzel bir sey degil ama en azindan simdilik dusuncem bu.

Ottawa'nin yegane ozelligi zaten bu ve bunun gibi devlet binalarinin fazla olmasi. Turist olarak gittiginizde onunuze sunabildikleri tek sey bu. Aslinda Kanada'nin zaten koklu bir tarihi olmadigi icin, tum sehirlerde durum bu ama Ottawa'da bu iki kati.
Tum konsolosluklarda sistem boyle mi bilmiyorum ama biz buradakini cozduk; Sabah gidiyorsunuz evraklarinizi 10-10.30 gibi teslim ediyorsunuz. Sonra gelin tam 15'te alin diyorlar. Geriye elinizde harcanmasi gereken 4-4.5 saat ve Ottawa kaliyor. Ottawa ufak bir sehir, oyle buyuk degil. Nufusu 1 milyon olmasina ragmen sehir merkezi oyle ahim sahim buyuk degil. Gez, dolas hep ayni yerler.

Oyle ki, konsolosluktaki vatandaslarimiza Turk restoranlarini sordugumuzda aldigimiz cevap bu yukaridaki yerdi. Restoran'in brosurunu verdi, bir de guzel tarif etti. Yola ciktik, karnimiz ac degildi. Once biraz dolasalim dedik, dolasirken restorani bulduk. Bize "biraz uzak" dedigi yere gitmemiz 5-6 dakikayi bulmadi. Adrese bakmadan yeri bulduk. Sokagin adi fiyakaydi yalniz; Preston Street. Ah Shumpert ah...

Sehirde araba ile dolasirken, fotograf makinam elimdeydi, ilginc bir sey gorursem resmini cekerim diye, yukaridaki iki foto'dan baska bir sey cekemedim. Ne bicim sehir ise artik! Neyse, konsolosluga geri donerken bunu gordum. Dedim Safa kardesime hediyem olsun. Daha sonra ogrendigimize gore, bundan 2 tane varmis Ottawa'da. Hem gemi hem otobus. Nehir'de de kullaniliyormus bazen turistlerin yogun oldugu aylarda. [zaten kisin donmus nehir'e nasil indireceksin ki bunu,lafa bak] Ayrica sehir icinde otobus olarak da tur attiriyorlarmis. Safa'ya almak lazim bundan bir tane, acaip orjinal gelir bizim millete, paranin belini kirariz.

Velhasil, daha sonra konsolosluga geri donuldu, evraklar teslim alindi ve yola cikildi. Yine bilmiyorum, bu tum baskentler icin gecerli mi ama, gunun en guzel ani baskent'ten uzaklasildigi an'di. Montreal hastasi filan degilim ama Ottawa'dan iyidir be abi...

Bir yolculuk daha boyle sona erdi...

29 Mayıs 2008

Emanet

Sen neredeysen ordayız biz,
Ne dağlar engel ne de deniz,
Sonunda ölüm bile olsa,
Son nefeste BEŞİKTAŞ deriz.

BEŞİKTAŞ'lıyız BEŞİKTAŞ'lı,
Anlayamaz kimse bu aşkı,
Bekçisiyiz kopsa kıyamet,
SİYAH BEYAZ BİZE EMANET!

270kb'lık ses kaydını indirmek icin tıkla
***
Ne kadar anlamli su an icin degil mi ?

555.yıl

"Benim kudretimin ulaştığı yere onların hayalleri bile ulaşamaz!" Fatih Sultan Mehmed

"Konstantin elbet fethedilecektir. onu fetheden komutan ne iyi komutan ve onun askerleri ne güzel askerlerdir" (Hadis-i Şerif)

29 Mayıs 2007 Yazısı

28 Mayıs 2008

Başlığı yok bu kaos'un...

Bir sure once bu karikaturu gormus ve gulup gecmistim. Bugun olanlardan sonra ise ne yapacagimi bilmiyorum. Belki de bu ve bunun gibi karikaturlerdi abilerimizi bu karara surukleyen. 17-18 yasindaki heyecanli arkadaslarin Carsi adiyla sagda solda yaptigi govde gosterileri, Carsi'nin Semt'in ta kendisi oldugunun unutulup, Istanbul disinda hizla yayilmasi, yapilanlarin fazla goz onunde bulunmasi vs vs...Daha cok sey yazilir da, yazilmasinin bu saatten sonra anlami yok.

Cem abi'nin Alen abi'nin konusmasindan hemen sonra mikrofonu eline alip sarfettigi cumle , ÇARŞI ismi artık bitmiştir,bundan sonra herkes BEŞİKTAŞlıdır , iki secenek sunuyor bize. 1-) Firtina oncesi sessizlikteyiz. Kullerimizden oyle bir dogacagiz ki, Turkiye yine bizi konusacak. 2-) Buyuk bir kaos'un esigindeyiz, sonun baslangicindayiz.

Gonuller ilkini ister ama gormeden bilinmez... Allah yardimcimiz olsun...

22 Mayıs 2008

Teşekkür

Bu resmi koyarak yazmisim Ekim 2007'de basketbol takimimizla ilgili yazimi burada. 13 Ekim gunu oynanan Telekom maciyla Ankara'da baslayan sezonu, 21 Mayis 2008'de yine Ankara'da oynanan bir Telekom maciyla kapatacagimizi soyleseler belki de "hadi oradan" derdik. Ancak bu dedigim gerceklesti.

Yaklasik 7 ayda oynanan toplam 3o lig + 6 play-off macinin 27'sini kazandik ancak sezona yari finalde veda ettik. Avrupa'da 17 macta 14 galibiyet 1 beraberlik 2 yenilgi aldik, ceyrek finalde veda ettik. Turkiye Kupasi ceyrek finalinde buyuk sanssizlikla Efes Pilsen'e elendik. Rakamlara bakarsaniz mukemmel denilebilecek bir sezonu, kupasiz kapattik. Belki de tarihimizin en iyi kadrolarindan birini yeterince iyi degerlendiremedik.
Yine de benim dusuncem bu kadroyu olusturan teknik ekibe ve oyuncularimiza bir tesekkur borclu oldugumuz yonunde. Bugun bir coguna kizsam da, bir cogundan ozellikle son donem icin yeterli verimi alamadigimizi dusunsem de, onlar tesekkuru hakediyor...

Hepinize tesekkurler beyler, sezon boyu didindiniz, ugrastiniz ama olmadi. Caniniz sagolsun...

10 Mayıs 2008

6 şehit

Gökhan Uzun - Trabzon
Yurdakul Alcan - Mersin
Emrah Şudut - Gaziantep
Eyüp Dağtekin - Şanlıurfa
Halil İbrahim Atasagun - Afyon
Serhat Genç -Antalya
***
Yurdun dort bir yanindan sehit verdik bugun. Icimiz kan agliyor.
Ama her zaman dedigimiz gibi "bir ölürüz, bin diriliriz".
Pkk'in picleri, kopek suruleri,
ne yaparsaniz yapin yildiramazsiniz bizleri.

3 Mayıs 2008

3 Mayıs 1944

"Biz Türk'üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar, bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz. Ve her vakit bu istikamette çalışacağız. Kimseden haksız bir yere bir şey talep etmiyoruz. Atalarımızdan kalan mirasın, mefahirimizin gömülü olduğu toprakların bizim olması ülküsünü kalbimizde taşıyoruz. Oraları unutmamak istiyoruz. Ben bunları şahsım için istemiyorum. Oralarda çiftlik veya apartman yapacak değilim. Milletim için düşündüğüm haklarıdan dolayı da kimse bana vatan haini diyemez. Bu çirkef iftirayı iadeye de tenezzül etmiyorum. Kimin hain kimin vatanperver olduğunu tarih tayin edecektir. Hatta etmiştir bile.."
Hüseyin Nihal Atsız
***
"Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan,Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir; Turan.. Durma düşman durma, gücünü artır, Türklüğün başına hakaret yağdır. Uyuyan bir kavme bu felaket azdır, vur eski kölesi utandır onu, bırakma uyusun, uyandır onu! Ülkü uğrunda gönüller delidir, kişiler ülkü uğrunda ölmelidir.."
Ziya Gökalp
***
"Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür. Türklük şuuruna erişmiş, samimi olarak "Ben Türk'üm" diyen herkes Türk'tür. Türkçülük ve Türk'ün tayininde, sapık ölçülere, özellikle mezhepçiliğe, coğrafyacılığa, laboratuvar ırkçılığına inanmıyorum. Başka milletleri küçük gören, Dünya barışını tehlikeye sokan antropolojik ırkçılık, Türk Milliyetçilik ülküsünün dışındadır.."
Alparslan Türkeş
***
"Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklük'ten başka birşey değildir. Ben herşeyden evvel bir Türk Milliyetçisiyim. Böyle doğdum, böyle öleceğim. Toros dağlarının tepelerinde tek bir Türkmen evinin bacası tüter halde kalmış ise, ben bu milletten umudumu kesmem; bayrağımı göğsüme sarar, milletimin istiklali uğruna ölürüm! Türk birliğinin birgün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Bana insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir.."
Mustafa Kemal Atatürk

2 Mayıs 2008

Batuhan Karadeniz

Konumundaki birçok oyuncunun Avrupa hedefi olabileceğini belirterek, ''Ama benim ilk ve son hedefim Beşiktaş'ta oynamak. Ben futbolu bırakana kadar Beşiktaş formasını giymek istiyorum. Beşiktaşlıyım ve bana 'Git' demedikleri sürece gitmem'' dedi. Siyah-beyazlı oyuncu, sadece Beşiktaş'ı sevdiğini ve takımında oynamak istediğini vurgulayarak, ''Kariyer açısından bakıldığında ise Beşiktaş'ta ve Milli Takım'da oynamak da kariyer için yeterli."

Gecen hafta 17 yasina girdi bu genc. Ismini cok duyuyorduk ancak biz de ilk kez bu sezonun 3.haftasinda gorduk kendisini. Burada yazmistik hakkinda, cildirmisti bizi o gun. Olumlu anlamda.
Bugun bir aciklamasini okudum internet'te, yukarida yazili kisim mest etti beni. 17 yasindaki bir cocuk icin cok olgun sayilabilecek aciklamalarda bulunmus. Fikri degisir belki, 3-5 sene sonra davranislari belki bu dedikleriyle uyusmaz, onu bilemeyiz simdiden. Ancak simdilik, 17 yasinda ve gelecegi parlak bir oyuncunun , onunde Ibrahim Kas gibi bonservissiz Ispanya'ya ucan bir ornek de varken , bu tur aciklamalar yapmasi benim icin onemli. Helal olsun kocum, helal olsun Batuhan...

Ibrahim Toraman- Kutsal Forma