11 Aralık 2008

Notes from Toronto #1

05.20: Evden cikiliyor. Cafe'de duruluyor, krosan alinip koyuluyor cantaya. Dogru tren istasyonu. Sagolsun abi ve ablam birakiyor istasyona kadar.
05.45: Tren hareket ediyor.
05.50: Uykuya daliniyor.
07.00: Bir uyaniyorum yanimda teyzenin teki.
08.00: Bir daha uyaniyorum, teyze yok. Inmis gitmis.
08.45: Bir daha uyaniyorum bu sefer anons sesiyle. Anonsta eleman "mekanik bir problem yuzunden yavasladik, yetkili arkadaslarimiz su an bakiyor sorunu cozmek icin, telasa gerek yok" diyor. Ki ben bunu bile dusunecek durumda degilim zaten. Daliyorum yine.
10.00: Tekrar uyaniyorum. Boynum agrimis. Toronto'ya yaklasmisiz, binalardan belli.
10.20: Iniyorum trenden.

10.35: Tren istasyonundan cikiyorum. Yer altinda dolasiyorum, magazalar, yemek yerleri vs. Kesfediyorum ortami. Nette bir yerde gormustum. Trenden cikip salona gitmek icin disari cikmamiz gerekmiyormus. Arastiriyorum, nihayet sonunda buluyorum giris kapisini. Direkt bunu cekiyorum. Bir huzur ki, anlatamam. 1998'den beri takip ettigim takim. 2001'den beri hayalini kurdugum salon. Nihayet ulan! 10.40: Kasarlasmisim tabii ortamda. Dolasiyorum etrafta. Bir bakiyorum CN Tower yazisi. Ulan oraya da mi alttan gecis var ? Harbiden varmis. Yuru babam yuru. 15 dakika yuruyorum, nihayet dibine cikiyorum CN Tower'in. Bir 25-30 adim atmam lazim ama iki bina arasi. O arayi nasil gectigimi hatirlamiyorum bile. Ben boyle ruzgar gormedim arkadas. Suratimin yandigini, cizildigini filan hissettim resmen. Oyle ki, binaya girdigimde kendime gelmem 5 dakikami aldi.
10.55: Etkinliklere gore fiyatlari ayirmislar. Ben en ucuzuna yoneliyorum. Maksat mekani gormek. Lukse gerek yok, bana gore degil. 20 dolar zaten en ucuz program. Ben o paraya neler yaparim biliyor musun sen ? Neyse, odedik bir seferligine. 11.00: Kontrollerden geciyoruz. Bizi asansore aliyorlar. Asansorun kapisi kapaniyor. Ve asansorde bizimle yukari cikan gorevlinin ilk sozleri; "Normalden fazla ruzgar oldugu icin asansor daha cok sallanabilir ve daha yavas cikabilir. Siz bu arada disari bakip bunun keyfini surun" ve benim aklimdan ilk gecenler; "iyi halt ettin Omer. Ne isin var olm senin yerden bu kadar yuksekte? Manyak misin lan sen? Acaba parami geri istesem indirirler mi?" Imkani yok tabii. Disari baka baka yukseldik. Sanirim 3-4 dakika surdu asansorle en tepeye cikmamiz. Kolay degil, 447 metre. (Bu foto asagi inilirken cekilmistir. Asansordeyken asagiyi da gorebiliyorduk boylece :/ )

Arkasi yarin, yoruldum lan...

3 yorum:

KırmızıBeyaz dedi ki...

Yazın Allah'ın izniyle gidersem Kanada'ya,100 kere inip çıkıcam bu kuleden şerefsizim.100 fazla oldu,2 kez inip çıkarım en fazla :D

Enis İnan dedi ki...

paraşütle atla

Smyrna dedi ki...

montla sıç